4 Ekim 2016 Salı

Koşu Serüveni KAÇKAR ULTRA 2016


KAÇKAR ULTRA - DAĞ MARATON RAPORU

2015 yılında hakkında çok olumlu şeyler duyduğum Kaçkar Ultra ya tam olarak kendimi hazır hissetmesem de bir hevesle kayıtlar açılır açılmaz gereken işlemleri yaptım ve hazırlık aşamalarını takvimime ekledim. Yavaş ama emin adımlarla hazırlıklarıma, koşu antrenmanları, malzeme temini denemeleri ve gereken belgeleri hazırladım. Heyecanım doruktaydı açıkçası ve beklediğimin karşılığını aldım. 2015 yılında yalnızca 43KM koşusu varken bu yıl 13/43/65 KM vardı. Ben temkinli olarak 43KM de karar kılmıştım. Ne de olsa ilk ciddi dağ maratonum. Son hafta meteorolijiden gelen haberlere göre sanırım Organizasyon uzun parkurların güzergahlarını değiştirdi ve yükseklik kazanımları doğal olarak etkilendi. Neticede 43KM mesafesi içinde ilk 30 KM de 2000 mt yükseklik kazanım son 10KM de ise azap verici inişle bitti. Hava muhalefeti nedeniyle doğru malzeme kullanan ve çantadaki yedekler çok önemliydi.65 KM de çok sorun yaşayan ve birçok kişinin yarışı terk ettiğini biliyorum, ama duyduklarımı anlatmak yerine yaşadıklarımı aktaracağım. Ama tek cümle söylemek gerekirse şimdiye kadar katıldığım en uzun ve zevkli koşulardan biriydi. Organizasyon çok başarılıydı, gönüllüler güler yüzlü ve ilgiliydi. Önümüzdeki yıl koşu takvimimde bu tarihler müsait olursa mutlaka tekrar katılmayı düşünüyorum. Ama henüz katılmayanlar için mutlaka deneyimlemek gereken muhteşem bir doğada bir koşu serüveni KAÇKAR ULTRA.
Genel raporumu aşağıda bulabilirsiniz:

KOŞU

--Sabah 5:30 gibi başladık, hava soğuk hafif yağmur var. Güzel manzaralar eşliğinde kafa fenerleri açık şekilde hafif tempoda koşarak ısındık 1km yi tamamladık. Kafa fenerine daha fazla ihtiyacımız olmadı kapattım. Bahadır Cavcar ile karşılaştım ve onunla 3ünçü (CP) istasyona (24KM) kadar beraber devam ettik. bir süre koş yürü koş yaptık eski bölge rehberi Kadır bey ile tanıştık hoş sohbet ettik.
--Zilkaleye kadar gümbür gümbür akan derenin yanından geçiyoruz. Kadır beyi burada kaybettik. İkinci CP (12KM) Zilkalede su ikmali yapıldı. Yolumuza yine koş yürü koş şeklinde devam ettik. 
Geçtiğimiz yolda büyük su birikintileri vardı bu nedenle birçok (en az 6-7) noktada bileklere kadar suya girdik, İlk defa zorlu bir parkurda denediğim NB trail ayakkabilarım çok iyi suyu tahliye ettiler. Bu sırada yokuşlar kendini hissettirmeye başladı. 
--Yarışın başında uzakta gördüğümüz karlı tepelerin çok da uzak olmadığını anladık, yol kenarında kar birikimlerini görmeye başladık. 22KM 1650 mt civarındaydı sanırım bir tane daha su birikintisi gördüm bu en az 10 metre uzunlukta ve buradan geçeceğiz diye endişelendim ama öndeki arkadaşların uyarısıyla sola 180 derece bir çıkışa girmemiz gerektiğini anladık. 
Koşuya dalan birisi bunu kaçırabilirdi ki birkaç kişinin bu noktada boşuna 1-2 km yaptığını duydum. Daha belirgin işaretler konulmalıydı. Katıldığım yarış aslında 43KM iken son hafta açıklanan hava durumu nedeniyle organizasyon parkurları değiştirdi. Dolaysıyla CP lerde değişti ama ben 24KM de dinlenme alanı beklerken,  dik yokuş, kayalıklı, kocaman gövdeli kar/buz karışımı ile kaplı yıkılmış ağaçların üstünden,  sert yamaçlardan geçerken hep bir sonraki köşede dinlenebileceğim beklentisi ve bunun gerçekleşmemesi motivasyonumu biraz düşürdü. 
Organizasyonun önerisiyle baton bulundurdum ama birkaç geçiş dışında çok ihtiyacım olmadı aksine bana zarar verdi. Özellikle bu zorlu parkur sırasında batonu tutmaktan donan ellerim bana acı vermeye başlamıştı.
--Sonunda 1950 mt, 24KM deki CP ye ulaştım karla kaplı en fazla 10 kulubenin bulunduğu bölgede Organizasyondan yine 2 kişi, Muhtar ve birkaç köylü hanım yardım ettiler. Sürekli yeni çay yapıyor yetiştiriyorlardı, ateşi canlı tutuyorlardı. Burada 65 KM koşacaklar ile zirveye devam etmek için başka yola girdiler. Benim ellerim üşümekten uyuştuğu için çay içmeden gitmek istemedim, Bahadırı ile yollarımız burada ayrıldı. Yeni çay gelinceye kadar ben de ateşin yanına geçtim ara ara ikramlardan aldım, batonumu katlayıp çantama astım yedek eldivenlerimi aldım. Kendime geldiğimde burada yaklaşık 20dk kaybetmişim. İlk 1 Km boyunca içim titredi demek ki bu yükseklikte fazla hareketsiz kalmamalı, koşunca geçti.
--Köyden ayrılırken ve buzlanma nedeniyle yokuş aşağı taşlı yol biraz tehlikeliydi ama bir  sonraki CP ye kadar hafif iniş çıkışlarla 2026 Mt ye kadar çıktık her yer beyaz kar yağmaya devam ediyordu bir süre hatta tipiye döner gibiydi. Sağ ayak bileğimde biraz şişme hissettim ama çok üzerine düşmedim. O da kendini unutturdu. 
--Yolda bira araç vardı tam geçerken bana göğüs noyu okumak için seslendiler, 33KM dinlenme istasyonuna varmışım onlar olduğunu anlamamıştım. Kurulu bir düzen yoktu aracın arkasında çeşitli tuzlu ve tatlı gıda meyve ve su vardı çay yoktu ya da vardı da ben görmedim. Kısa sürede buradan da ayrıldım ve müjdeyi patlattılar son 12KM kalmış.
--12KM sorun değildi bunun çoğu dik yokuşlarla kayalarla bezenmiş 1600 MT lik iniş olması kötüydü. 6:00 pace ortalama ile indim daha fazla yapamadım çünkü dizlere vurmaya başladı sağ dizim sıkıntı yapınca yer yer yürümek zorunda kaldım. Bir ara organizasyondan olduğunu tahmin ettiğim bir araç gördüm el salladık birbirimize ama sonradan anlayacaktım ki tepede tipi nedeniyle mahsur kalan arkadaşları kurtarma ekibiymiş. Son kısımlarda (son 4KM?) birkaç kişi gördüm desteklediler, amcalar teyzeler kadınlar ve çocukları. Hepsi alkışlıyor destekliyordu son 2,5 kaldı haydi bitti diyerek motive ettiler. İnişte diz ağrısı nedeniyle manzaranın tadını çıkaramadım ama yer yer karşı tepelerdeki evleri, "Kendini Koruyan Köy" ün yanından geçmek muhteşemdi. En sonunda bir fotoğrafçı gördüm teşekkür edip kalan mesafeyi sordum "köşeyi dönünce bitiyor abi" demesi içime su serpti doğrusu.
--Son bir gayretle sprint attım, varışta ziller, müzik, fotoğraf çekimi, madalya takılması rüzgar gibi geçti.


Bu arada tüm gönüllülere ayrıca teşekkür etmek isterim hepsi pırlanta gibi, koşucuların işini kolaylaştırmak için herşeyi yapıyorlardı. neredeyse elleriyle bizi besleyeceklerdi.  Ayrıca hepsi de güler yüzlüydü.
Alper Dalkılıç, Elena Polyakova ve organizasyondaki herkese gerçekleştirdikleri bu muazzam etkinlik için tekrar teşekkür ederim.

KOŞU KAYDI AYRINTILARI


KULLANDIĞIM MALZEME LİSTESİ

Oteller bölgesine varır varmaz Natura otelde kit dağıtımına gittik, kitte özellikle verilen Karspor battal boy dropbag lere sevindim çok işe yaradı, hemen malzeme kontrolü yapıldı ve titiz bir şekilde tek tek istenenler kontrol edilmiştir.
NewBalance ayakkabı
Çorap-Çantaya bir yedek
Baldır için Compressport
Nike Tayt-Çantaya bir yedek
Asics İçlik-Çantaya bir yedek
AdımAdım Tshirt-Çantaya yedek Tshirt
Baf-Bere-Eldiven
Acil durum battaniyesi
Nike Yağmurluk
Leki teleskobik baton
Raidlight 8lt lik sırt çantası, üstünde düdük mevcut- ceplerinde 4 adet Power Gel-Tuz-Kuru Üzüm, Kuru Kayısı, Badem ve biraz Parmesan Peynir
Çantada ayrıca 2 adet su bidonu - kafa feneri - kablo ve şarj aleti. Son olarak da telefonum.

ORGANIZASYON

Transfer - TamZara Tur-ŞamataTur

Cuma öğlen uçağıyla vardık Trabzona, Gün öncesinden mesajla bildirilen servis şoförünü aradık hazırdı ama tabi aynı saatlere denk gelen diğer uçak seferlerindeki koşucuları bekledik. Sorunsuz Otellerimize bizi ulaştırdı.
Cevdet bey ve ekibi harikaydı.

Otel


Otel beklentilerimin oldukça üstündeydi - Aybastı hayal kırıklığından sonra:) - Zafran otel bir aile işletmesi. Ulaşımı biraz sıkıntılıydı özellikle yağmur nedeniyle çimenler çamurla karışık oldu çimenlerden otele varmak zorluydu. İçeri galoşla giriyorsunuz sorumlu gördüğüm Ercan bey çok ilgiliydi herkese heryere yetişiyordu. Hatta başka otelde kalan ve aç kalan arkadaşımıza bile akşamları yemek verdi. Odalar gerektiği kadardı 3 yıldızlı otel tadında TV, Uydu, banyosu, sıcak suyu vardı ve odalar sıcaktı. Koşu sabahı saat 03:00 ten itibaren kahvaltı vermeye başladılar, Kahvaltıda hiç eksik yoktu. Akşam yemekleri Çorba, ana yemek (1gün tavuk 2 gün balık) ve tatlı vardı.

Başlangıç

Cinciva Kafe sıcak bir ortam sundu bizlere, bir görevli dropbag leri aldı ve istifledi. Arkadaşlarla sohbet son hazırlıklar derken başlangıç zili yağmur altında çaldı.

İstasyonlar: 


  1. 5,5 KM - Zilkale 700 mt
  2. 12 KM -Palovit Şelalesi 900 mt: ikramlar çok iyiydi, güler yüzlü arkadaşlar tuzlu tatlı meyve çikolata herşey vardı. 
  3. 24 KM  Hazindak Yaylası : Çay vardı ve genel olarak ikramlar çeşit azdı ama yeterliydi . Muhtar ve vatandaşlar çay yapıp ateş yakmışlardı.
  4. 33 KM - Pokut Yaylası 2000 mt :de sıcak çorba veya çay beklentisi yüksekti.

Bitiş

Bitişte henüz hiç birşeyin farkına varmadan madalyam, anı fotoğrafın hazırdı. İçecek alırken dropbagimi sordum ki bir görevli elime tutuşturdu bile. Bize ayrılan bir odada başka koşucularla temiz kuru yedek giysilerimizi giyebildim. Tekrar kafeyi gidip arkadaşlarla sohbet ederken yemek geldi, bulgur pilavı ve sulu yoğurt. Kafe sıcak olduğundan çok rahat ettim ve gereğinden fazla kaldım sanki. Burada 2 büyük eksikliği yazacağım birincisi bu alanda hiç bir şekilde telefonlar çekmiyordu. Belki Operatörlerle konuşup gezici istasyon istenebilirdi. Neyse ki Kafenin wifi'si vardı buradan biraz yararlandık ama tabi onlarca koşucu aynı aynda işlem yapmaya çalışınca yoğunluk oldu. İkincisi ise benimle birlikte oteller bölgesine gitmek isteyen koşucular servis beklemeye başladık, yetkili birine sordum eli kulağında gelecek dedi. Ama sanırım en az 45 dk bekledik. 

Transfer/Otel

Bir önceki başlıkta yazdığım üzere uzun süre bitiş alanında bekletilmek iyi olmadı. Herkes hazır olduğunda oteller bölgesine dönüp sıcak duşunu alıp dinlenmek ister. Neyseki etraftaki esnafların hoş sohbetleri vardı. 45 dk servisi bekledikten sonra Cinciva Ayder arası 25-30 dk yolculuk bitmek bilmedi.

FOTO

Fotolar için Bahadır Cavcav a teşekkürler...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder